Open Björn
Turkish · B1 · Unit 23

For and against

Lehte ve aleyhte

By the end you can

Words and phrases

TurkishMeaningExample
şu açıdanin this respect, from this angleŞu açıdan haklısın ama işin başka bir yanı da var.
örneğinfor exampleÖrneğin çocuğa telefonla kolayca ulaşabilirsin.
öte yandanon the other handÖte yandan telefon çocukları dışarıda oynamaktan alıkoyuyor.
bir kerefor one thing, first of allBir kere, on yaşındaki bir çocuğun akıllı telefona ihtiyacı yok.
anlıyorum amaI see your point, butAnlıyorum ama bu her çocuk için geçerli değil.
haklı olabilirsinyou may be rightHaklı olabilirsin, yine de emin değilim.
lehindein favour ofBen bu yasağın lehindeyim.
aleyhindeagainstÖğretmenlerin çoğu bu kuralın aleyhinde.
savunmakargue for, defend (a view)Ben farklı bir görüşü savunuyorum.
kanıtevidence, proofBunun için bir kanıtın var mı?
fikrimi değiştirdinyou've changed my mindTamam, fikrimi değiştirdin.
bir de şu varand there's also thisBir de şu var: bu telefonlar çok pahalı.

Then talk it through

A friendly argument about whether children should have phones. In the app you have this conversation out loud or typed, with the unit's goals to tick off and corrections at the end.