Open Björn
Turkish · B2 · Unit 23

Persuading

İkna etmek

By the end you can

Words and phrases

TurkishMeaningExample
ikna etmekpersuade, convinceAilemi Karadeniz'e gitmeye ikna etmek kolay olmadı.
bir düşününjust think about itBir düşünün: yayla, temiz hava, sıcak mısır ekmeği...
pişman olmazsınızyou won't regret itGelin, pişman olmazsınız.
bu konuda haklısınyou're right about thatBu konuda haklısın, ama şunu da düşün.
peki, şöyle yapalımOK, let's do thisPeki, şöyle yapalım: bir hafta yayla, bir hafta deniz.
bir şartlaon one conditionTamam, gelirim ama bir şartla.
kaçırılmayacak fırsatan offer not to be missedBu kaçırılmayacak bir fırsat!
sınırlı sayıdain limited numbersBu fiyat sınırlı sayıda ürün için geçerli.
kampanyaa (sales) promotionKampanya sadece bu hafta sonu geçerli.
ağzı iyi laf yapıyorhe or she is a smooth talkerSatıcının ağzı iyi laf yapıyor ama ben almayacağım.
kafasına koymakset your mind onBir şeyi kafasına koydu mu mutlaka yapar.
gönlünü yapmakwin someone over gentlyBabamın gönlünü yapmak için en sevdiği tatlıyı aldım.

Then talk it through

Convincing your family to go on a holiday they don't want. In the app you have this conversation out loud or typed, with the unit's goals to tick off and corrections at the end.