Open Björn
Turkish · B2 · Unit 6

Work and life

İş ve hayat

By the end you can

Words and phrases

TurkishMeaningExample
iş-yaşam dengesiwork-life balanceDaha iyi bir iş-yaşam dengesi istiyorum.
mesaiye kalmakwork late, do overtimeNeredeyse her akşam mesaiye kalıyorum.
tükenmişlikburnoutİki yıl sonra tükenmişlik yaşadım.
yüksek maaşlıwell-paidBankadaki yüksek maaşlı işini bırakıp çiftçi oldu.
ücretsiz izinunpaid leaveBir yıl ücretsiz izin aldım.
güvencesecuritySabit iş güvence veriyor ama mutluluk vermiyor.
yaşam kalitesiquality of lifeBenim için yaşam kalitesi maaştan daha önemli.
köye dönmekmove back to the village (a common city dream)Birçok beyaz yakalı köye dönmenin hayalini kuruyor.
esnek çalışmaflexible workingŞirket artık esnek çalışmaya izin veriyor.
ilgili olarakwith regard to (formal; takes ile: bununla ilgili olarak)3 Mart tarihli yazınızla ilgili olarak birkaç noktayı açıklamak isterim.
dilekçea formal letter of request, a petitionİstifa dilekçemi bugün verdim.
gereğini arz ederimI respectfully request action (the end of a formal petition)Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

Then talk it through

A friend thinking of leaving a well-paid job asks for your view. In the app you have this conversation out loud or typed, with the unit's goals to tick off and corrections at the end.