Explaining your field
Alanımı anlatmak
By the end you can
- Explain a complex subject from your field to a non-expert
- Answer detailed questions precisely
- Understand a specialist text outside your field
Words and phrases
| Turkish | Meaning | Example |
|---|---|---|
| alanım | my field | Benim alanım deniz biyolojisi. |
| en basit haliyle | in its simplest form | En basit haliyle, algoritma bir yemek tarifi gibidir. |
| şöyle düşünün | think of it like this | Şöyle düşünün: bir şehrin trafik haritası gibi. |
| benzetme | an analogy, a comparison | Bunu bir benzetmeyle anlatayım. |
| uzman olmayan biri | a non-expert, a layperson | Uzman olmayan biri için bu terimler çok ağır. |
| teknik terim | a technical term | Sizi teknik terimlere boğmadan anlatmaya çalışacağım. |
| tam olarak | exactly, precisely | Tam olarak neyi kastettiğinizi anladığımdan emin değilim. |
| kabaca | roughly | Kabaca söylemek gerekirse, maliyet iki katına çıkıyor. |
| bir nevi | a kind of, sort of | Bu bir nevi dijital ikiz. |
| işin özü | the gist, the heart of the matter | İşin özü şu: veri temiz değilse sonuç da yanlış olur. |
| istisnalar dışında | barring exceptions | Bazı istisnalar dışında kural herkes için geçerli. |
| uzmanlık alanı | area of expertise | Bu benim uzmanlık alanımın biraz dışında. |
Then talk it through
Explaining your work to a curious stranger at a dinner party. In the app you have this conversation out loud or typed, with the unit's goals to tick off and corrections at the end.