Humour
Mizah
By the end you can
- Tell a funny story well
- Explain why something is funny
- Understand irony
Words and phrases
| Turkish | Meaning | Example |
|---|---|---|
| fıkra | a joke (a short funny story) | Sana bir Temel fıkrası anlatayım. |
| Nasreddin Hoca | Nasreddin Hodja (the wise fool of Turkish folk tales) | Nasreddin Hoca'nın fıkralarını herkes bilir. |
| espri | a witty remark, a joke | Çok güzel bir espri yaptı. |
| espriyi anlamadı | didn't get the joke | Arkadaşım espriyi anlamadı, açıklamam gerekti. |
| ironi | irony | Cümlede ince bir ironi var. |
| dalga geçmek | make fun of, tease (takes ile) | Benimle dalga mı geçiyorsun? |
| şaka yapıyorum | I'm joking | Kızma, şaka yapıyorum! |
| kahkaha atmak | laugh out loud | Salondaki herkes kahkaha attı. |
| espri anlayışı | a sense of humour | Babamın espri anlayışı çok kuru. |
| kara mizah | black humour | Kara mizah herkese göre değil. |
| stand-up | stand-up comedy | Dün akşam ilk kez stand-up gösterisine çıktı. |
| Karadeniz fıkrası | a Black Sea joke (often about Temel and Dursun) | Her Karadeniz fıkrasında Temel bir şekilde haklı çıkar. |
Then talk it through
Explaining a joke that a friend from Türkiye didn't get. In the app you have this conversation out loud or typed, with the unit's goals to tick off and corrections at the end.