Identity and belonging
Kimlik ve aidiyet
By the end you can
- Discuss how language shapes identity
- Reflect on where you feel at home
- Understand a reflective essay
Words and phrases
| Turkish | Meaning | Example |
|---|---|---|
| ana dili | mother tongue | Ana dilim Farsça ama artık Türkçe rüya görüyorum. |
| iki dilli | bilingual | İki dilli olmak bir zenginlik. |
| dil değiştirmek | switch languages, code-switch | Çocuklar Arapça ile Türkçe arasında sürekli dil değiştiriyor. |
| aksan | an accent | Hâlâ bir aksanım var ve bu beni hiç rahatsız etmiyor. |
| ne orada ne burada | neither here nor there | Ne orada ne burada tam olarak evimdeyim. |
| köksüz | rootless | Bazen kendimi köksüz hissediyorum. |
| köken | origin(s) | Kökenim benim bir parçam ama beni tanımlamıyor. |
| içinde taşımak | carry inside you | Bu, insanın ömür boyu içinde taşıdığı bir şey. |
| ev dediğin | home is (lit. what you call home) | Ev dediğin, kendini açıklamak zorunda olmadığın yerdir. |
| başka biri oluyorum | I become someone else | İspanyolca konuşurken başka biri oluyorum. |
| dil düşünceyi şekillendirir | language shapes thought | Dil düşünceyi şekillendirir mi, emin değilim. |
| göçmen kökenli | of immigrant background | Sınıfımın yarısı göçmen kökenliydi. |
Then talk it through
A conversation about whether you feel at home in Türkiye. In the app you have this conversation out loud or typed, with the unit's goals to tick off and corrections at the end.