Your own style
Kendi üslubun
By the end you can
- Speak at length in your own style
- Write a polished essay
- Understand a long text in every detail
Words and phrases
| Turkish | Meaning | Example |
|---|---|---|
| kendi sesimi bulmak | find my own voice | Türkçede kendi sesimi bulmam yıllar sürdü. |
| iyisiyle kötüsüyle | for better or worse (lit. with its good and its bad) | Bu dil, iyisiyle kötüsüyle beni şekillendirdi. |
| uzun bir yolculuk oldu | it's been a long journey | İlk dersten bugüne uzun bir yolculuk oldu. |
| zamanla | over time | Zamanla Türkçe ikinci evim oldu. |
| rahatlıkla söyleyebilirim ki | I can safely say that | Rahatlıkla söyleyebilirim ki Türkçede farklı düşünüyorum. |
| bir daha düşününce | on second thoughts | Bir daha düşününce o kadar da zor değilmiş. |
| zaafım var | I have a weakness, a soft spot (takes karşı: for) | Uzun yürüyüşlere ve kısa cümlelere karşı bir zaafım var. |
| kendini göstermek | show itself | Dile olan sevgim, elime geçen her şeyi okumamda kendini gösteriyor. |
| kendimi ifade etmek | express myself | Bazen kendimi Türkçe ifade etmek bana daha özgür hissettiriyor. |
| son ama en önemlisi | last but not least | Son ama en önemlisi, öğretmenlerime teşekkür etmek istiyorum. |
| hayatıma çok şey kattı | it has added a lot to my life | Türkçe hayatıma çok şey kattı. |
| ikinci dilimde yazmak | write in my second language | İkinci dilimde yazmak bana yeni bir özgürlük verdi. |
Then talk it through
Being interviewed about your life and the languages you speak. In the app you have this conversation out loud or typed, with the unit's goals to tick off and corrections at the end.