Big ideas
Büyük sorular
By the end you can
- Discuss an abstract idea like freedom or happiness
- Build a complex argument step by step
- Understand a philosophical text
Words and phrases
| Turkish | Meaning | Example |
|---|---|---|
| iyi bir hayat | a good life | İyi bir hayat aslında ne demek? |
| hayatın anlamı | the meaning of life | Sabaha kadar hayatın anlamını konuştuk. |
| peşinden koşmak | chase, strive for | Mutluluğun peşinden koşmak mı gerekir? |
| varsayalım ki | let's assume that | Varsayalım ki mutluluk ölçülebilir, o zaman neyi ölçüyoruz? |
| buradan şu sonuç çıkar | it follows that | Herkes eşit değerde. Buradan şu sonuç çıkar: herkesin hakları eşit olmalı. |
| kendi başına | in itself, on its own | Para kendi başına mutluluk getirmez. |
| illa ki | necessarily (with a negative: not necessarily) | Daha çok para illa ki daha iyi bir hayat demek değil. |
| paradoksal olarak | paradoxically | Paradoksal olarak, seçenek arttıkça mutluluk azalıyor. |
| son tahlilde | in the final analysis, ultimately | Son tahlilde bu herkesin kendi vereceği bir karar. |
| kanıksamak | take for granted | Bizim kanıksadığımız şeyler yüz yıl önce hayal bile edilemezdi. |
| varoluş | existence | Varoluşun anlamı üzerine uzun uzun kafa yordu. |
| sorumlulukla gelen özgürlük | freedom with responsibility | Sorumlulukla gelen özgürlük kulağa kolay geliyor, peki pratikte? |
Then talk it through
A late-night conversation about what makes a good life. In the app you have this conversation out loud or typed, with the unit's goals to tick off and corrections at the end.