Wit and wordplay
Espri ve kelime oyunu
By the end you can
- Use wordplay and banter naturally
- Make a joke that fits the moment
- Understand jokes that depend on culture
Words and phrases
| Turkish | Meaning | Example |
|---|---|---|
| kelime oyunu | a pun, wordplay | Babam kelime oyunu yapmadan duramaz. |
| hazırcevap | quick-witted, quick with a comeback | Çok hazırcevaptır, dikkat et. |
| takılmak | tease, rib (takes -e) | Sana takılıyorum, alınma. |
| laf sokmak | make a dig (takes -e) | Bana laf mı sokuyorsun? |
| iğneleyici | barbed, cutting | İğneleyici bir yorumdu ama yerindeydi. |
| rövanş | a rematch; getting even (in a game) | Rövanşı gelecek hafta alacağız. |
| espri yerini bulmadı | the joke fell flat | Ne yazık ki espri yerini bulmadı. |
| iki anlamlı | with a double meaning | Şaka, kelimenin iki anlamlı olmasına dayanıyor. |
| soğuk espri | a groan-worthy joke, a dad joke (lit. a cold joke) | Yine soğuk espri yaptın! |
| derbi | a derby (a match between rival local teams) | Derbiden önce herkes birbirine takılıyor. |
| bilgi yarışması | a quiz | Kafedeki bilgi yarışmasını bu hafta biz kazandık. |
| sen de haklısın | you're right too (Nasreddin Hoca's punchline, said with irony) | Hoca gibi ikisine de “sen de haklısın” dedim. |
Then talk it through
Friendly banter between fans of rival football teams watching a derby together. In the app you have this conversation out loud or typed, with the unit's goals to tick off and corrections at the end.