Language itself
Dilin kendisi
By the end you can
- Discuss how languages change
- Reflect on how you learn languages
- Understand an essay about language
Words and phrases
| Turkish | Meaning | Example |
|---|---|---|
| dil değişir | language changes | Dil değişir, bunu durduramazsınız. |
| ödünç kelime | a loanword | Türkçede Arapça, Farsça ve Fransızca kökenli birçok ödünç kelime var. |
| öz Türkçe | native Turkish (words that aren't loans) | Dil Devrimi'nde birçok kelimeye öz Türkçe karşılıklar bulundu. |
| Türk Dil Kurumu | the Turkish Language Association (TDK) | Türk Dil Kurumu yabancı kelimelere karşılıklar öneriyor. |
| karşılık | an equivalent (word) | “Selfie” için “özçekim” karşılığı önerildi. |
| ağız | a local dialect, a way of speaking | Babaannem Karadeniz ağzıyla konuşur. |
| lehçe | a dialect; a related Turkic language | Azerbaycan Türkçesi, Türkçeye çok yakın bir lehçe. |
| kuş dili | the whistled language of Kuşköy (Giresun) | Kuş dilini bilen son insanlar Kuşköy'de yaşıyor. |
| kaybolmak üzere | about to disappear, endangered | Bu ağız kaybolmak üzere. |
| dil bilgisi | grammar | Türkçenin dil bilgisi şaşırtıcı derecede düzenli. |
| eklemeli dil | an agglutinative language (words built from suffixes) | Türkçe eklemeli bir dil: tek kelimeyle “evlerimizden” diyebilirsiniz. |
| dil öğrenirken | while learning a language | Dil öğrenirken hata yapmaktan korkmamak lazım. |
Then talk it through
A discussion about new words and loanwords in Turkish. In the app you have this conversation out loud or typed, with the unit's goals to tick off and corrections at the end.