The critic
Eleştirmen
By the end you can
- Review a book, a film or an exhibition
- Give a balanced opinion with nuance
- Understand detailed criticism
Words and phrases
| Turkish | Meaning | Example |
|---|---|---|
| değerlendirme | a review, an assessment | Filmin değerlendirmesini bu bölümde yapacağız. |
| beklentileri karşılamak | live up to expectations | Film beklentileri tam olarak karşılamadı. |
| güçlü yanı | its strength | Filmin en güçlü yanı oyunculuk. |
| zayıf kalmak | fall short, be weak | Senaryo ikinci yarıda zayıf kalıyor. |
| yer yer | in places, here and there | Yer yer çok etkileyici, yer yer sıkıcı. |
| abartılı | overdone, exaggerated | Müzik bazı sahnelerde biraz abartılı. |
| dengeli | balanced | Dengeli bir eleştiri yazmaya çalıştım. |
| ikinci izleyişte | on a second viewing | İkinci izleyişte fikrim tamamen değişti. |
| göz ardı etmek | overlook, disregard | Filmin kusurlarını göz ardı edemem. |
| kusursuz değil ama | not flawless, but | Kusursuz değil ama kesinlikle görülmeli. |
| beş üzerinden dört | four out of five | Ben beş üzerinden dört veriyorum. |
| vasat | mediocre | Açıkçası bence film vasattı. |
Then talk it through
Recording a podcast episode that reviews a new film. In the app you have this conversation out loud or typed, with the unit's goals to tick off and corrections at the end.